Lilypie Third Birthday tickers

30 Ağustos 2010 Pazartesi

18 aylık Nehir prenses...

uzun süredir hep foto koyup kısa cümlelerle özet geçiyoruz nehirin yaptıklarını. artık kuzu 18 aylık oldu. bebeklikten çıktı. yavaş yavaş birey olmaya başlıyor hatta sanırım başladı:) fiziksel olarak büyüyor gelişiyor. 12 kg 80 cm oldu. yürüyor koşuyor, zıplamaya çalışıyor(ancak henüz başarılı olamadı:)) çok güzel dans ediyor. kelime hazinesi hergün gelişiyor. kendi dilinde bir sürü şey anlatıyor. bazılarını anlıyoruz mesela ci evet demek anne,baba, meme, mama, havhav,aç, attı, bitti,gitti gün içinde en sık söylediği kelimeler. göz kulak burun vs vs tüm vücut bölümlerini biliyor hem kendi hem bizim üzerimizde gösteriyor. aldığımız tahta yapbozları artık bizim yardımımız olmadan yerleştiriyor. zaten favori oyuncakları yapbozları ve legoları. kuru boyalarla dünya harikası resimler yapıyor:)yemeğini kendi yemek istiyor. pipetle çok güzel meyva suyu içiyor. normal bardaktan dökmeden su içebiliyor.
2 yaş sendromu emareleri belirmeye başladı bu arada. bir kaç gündür her şeye itiraz modunda bakalım sonumuz ne olacak:) biz ona kızmaya kalktığımızda yada herhangi bir şeyi engellemeye kalktığımızda hemen kendi dilinde söylenmeye başlıyor mimikleriylede çok güzel anlatıyor ne demek istediğini.. hep dışarıda olsun istiyor hadi gidiyoruz dediğimizde soluğu kapının önünde alıyor..kısacası hergün biraz daha büyüyor gelişiyor bazen biz bile yetişemiyoruz hızına sen ne zaman büyüdün kuzu diyoruz ci diyor oda bize:)

29 Ağustos 2010 Pazar

iyi ki doğdun Asya!!!

bugün asyanın doğmgünüydü. Asya bizim çok sevdiğimiz arkadaşlarımızın minik kızı. muyoruz ilerde nehirinde çok yakın arkadaşı olacak. aralarında 6 ay var. kısa sürede bu 6 aylık fark kapanacak ve yaşıt olacaklar çocuklk hatta bebeklik arkadaşı olacaklar umarım uzun yıllar görüşecekler.. Neyse gelelim bu geceye.. malum ramazan olduğundan parti biraz da iftar yemeği havasında olacaktı. akşam saat 19.30 gibi parti evindeydik. Nehir başta herzamanki gibi çekingendi. kimseye sokulmadı oysa Asya inanılmaz canayakın herkes gelsin oynasın onunla istiyor herkese gülücükler atıyor. ama zamanla bizim prenseste alıştı. hatta Asya yı o kadar sevdiki hiç yapmadığı bir hareket yaparak meyve suyunu Asya ile paylaştı. ekstra günlerden biri olduğu ve yarında tatil olduğu i.in saat 22.00 ye kadar oturduk. pastayı kestik hediyelerimizide verdikten sonra herkese iyigeceler dedik. kuzu eve kadar zor dayandı. yoğurdunu bile yemeden (haklı olarak ) saat 11 e doğru yatağa koyar koymaz sızdı. kızların bol bol fotosunu çekti çiçek ablamızda elimize geçince onlarıda ekleriz artık:)))

19 Ağustos 2010 Perşembe

bu afacanı tanıyormuyum?:)






bugün bu başlıkla bir mail aldım kırmızı balıktan :) bir baktımki bizimki kendini aşmış abileriyle kapışıyo kaydırakta:)

19 temmuz...




bu yıl evlilik yıldönümümüzü hepbirlikte dışarıda güzel bir yemekle kutlayalım dedik ve kuzuyuda yanımıza aldık.. önce güaydında güzel bir yemek arkasından maltepe sahilde akşam keyfi...

ev hali:)))







21 Temmuz 2010 Çarşamba

şile







işte nehir ve şile 2010 :))

2 Temmuz 2010 Cuma

bağ evi..




bu yaz bağ evi hepimiz için daha eğlenceliydi. prenses bol bol yürüme alıştırması yaptı. dedesiyle hasret giderdi. komşu evin köpeğiyle kanka oldu. ve bol bol organik dut ve çilek yedi.. salıncak keyfi ise görülmeye değerdi.. hava yağmurlu ve biraz soğuk olmasına rağmen hem kuzu hem bizim için keyifli bir 3 gün oldu.:)

22 Haziran 2010 Salı



benim kuzum büyümüş de yemeğini kendiyemeye başlamış:))))

arı vız vız vız

21 Haziran 2010 Pazartesi

ilk adımla r:)

sonunda prenses ilk adımlarını attı. 16.ayını yürüyerek karşıladı :))

yıl sonu gösterisi..








pazar günü kreşte kuzunun yıl sonu gösterisi vardı. kendisi henüz yürüyemediğinden çok bi rolu yoktu doğal olarak koroya kendi dilince eşlik etti. sonra yanımıza geldi. gösterinin bir bölümünden sonrada kreşin bahçesinde her köşesine aşina olduğu her halinden belli olan oyuncaklara yöneldi. ama arı vız vız şarkısı söylenirken hareketlere bir eşlik edişi vardı ki aslında sahneye de çıkabilirmiş dedik biz..:))

10 Haziran 2010 Perşembe

tay tay tay:)



evvet sonunda bizimkinin keyfi geldi. 2 gündür yerden ayağa kalkıp tay tay duruyor. biz tezahürat yapıp alkşladıkça da pek bi mutlu mesut tekrar tekrar kalkmaya devam ediyor. zaten son dönemde bir hareket bir hareket.kreşte sandalye ve masaların üzerinde geziyormuş. evde de çok farklı sayılmaz gerçi.20 haziranda yıl sonu gösterisi var belki o zamana bir sürpriz yapar yürümeye başlar:))

8 Haziran 2010 Salı

doktora gittik...

geçen hafta nehir 15,5 aylık oldu. ve tembel kuzu hala yürümüyor. biz de sonunda en azından içimiz rahat etsin dedik ve bir çocuk nöroloğuna gösterdik. aslında tahmin ettiğimiz şeyi söyledi: "yürümesine engel bir patoloji göremiyorum. en geç bir aya yürüyeceğini düşünüyorum.." bir de dediki "eklem hipermobilitesi var biraz balerin yaparsınız" :) ben de de var aynı durum.genetik te olabilir tabii ama tülin hoca son dönemde çok sık görüyormuş çocuklarda bu durumu galiba usg yi biraz abartıyoruz gebelikte dedi. belki de öyledir gerçekten.. bizde şimdi hevesle prensesin yürümesini bekliyoruz....

3 Haziran 2010 Perşembe

TEYZOŞUN DÜĞÜNÜ...

GEÇEN HAFTA SONU TEYZEMİZİ EVLENDİRDİK. KUZU DÜĞÜNÜN YILDIZIYDI TABİİ.. UYKU SAATİNE KADAR ORTALIKTA KAMERALARA POZ VERDİ.. UYKU SAATİNDE İSE(YANİ SAAT 21.30DA ) SANKİ YATAĞINDA UYUYORMUŞ GİBİ DERİN BİR UYKUYA DALDI:) İŞTE DÜĞÜNDEN KARELER ...
GÜLÇİN VE DEVRİME DE ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR...

1 Mayıs 2010 Cumartesi

polonezköy..

babamızın sınavı pazartesi bitti. artık uzman kendisi:) bizde bu hafta sonunu evde geçirmeyelim kuzuyu bi yerlere götürelim dedik. aklımıza darıca hayvanat bahçesi geldi önce ama biraz soruşturunca hayvanat bahçesinin çok kötü durumda olduğunu öğrendik. kreş bir ay kadar önce büyük grubu götürmüştü. ordanda gitmeye çokta değmeyeceğini duyunca nereye gidebiliriz diye düşünmeye başladım. sonra internette istanbula yakın yerleri araştırırken burayı buldum. " polonezköy country club" gerçekten harika bir yer. günübirlik piknik alanı ama istenirse yatılı kalınabilecek yerlerde var. diğer kendin pişir kendin ye tarzı yerlerden farkı ise içinde bir hayvan parkı olması.. kuzular keçiler kangurular tavuskuşları vss. üstelik bir çoğu serbest geziyor bu hayvanların. midilliler var, tavşanlar sincaplar, hatta maymun timsah ve papağanlarda varmış ama biz onları başka sefere bıraktık. nehir inanılmaz güzel bir gün geçirdi. biraz ürkmekle beraber genede hayvanların peşinden koşturmaktan geri kalmadı. eve çok mutlu ve yorgun döndük ailecek. işte resimler...


29 Nisan 2010 Perşembe

çilek güzeli:)


prensesin bu aralar favori meyveleri çilek ve muz artk kabızlık sorunuda kalmadığından istediği gibiyiyor muzu da. çilek görünce deliriyor zaten resimlerdende anlaşılacağı gibi saç diplerine kadar her yeri çilek oluyor yerken:)))