Lilypie Third Birthday tickers

15 Mayıs 2011 Pazar

yazasım yok..tu..

nerdeyse 3 aydır tek satır yazmamışım buraya. babamız askerde benim hastanede son yılım hatta son aylarım pek yazasım gelmedi nedense.. ama kuzu büyüyor. 27 aylık oldu. bebeklikten çoktan çıktı. 2 yaş itibariyle emzikle vedalaştı. yaklaşık 1 aydır bezide attı. dil desen maşallah :) neler mi yaptık yazmadığım günlerde ? kuzu kırmızı balıkta aynen devam ediyor. öğretmenine tapıyor. benim sınav yaklaştı tez yazmak lazım sınava hazırlanmak gerek falan filan.. ve babamız yok:( neyseki onun dışında herkes yanımızda destek oluyorlar herşeyimize. levent 3 hafta önce izine geldi nehir in tepkisi oldukça sert oldu kendisine.. çok özlemiş o belli ama çok ta kızgın birde araya giren 5-6 ayda birbirinin huylarından uzak olup nehirde inanılmaz bir değişim gösterince çatışma kaçınılmaz oldu. e levent giderken bebek olan kızımız artık kendi fikirleri istekleri olan ve ilk ergenliğini yaşıyan bir 2 yaş çocuğu..çatışmalarından arta kalan vakitte de gezdik tozduk hasret giderdik. bu arada halamızı nişanladık. 19 haziranda evlendiriyoruz. teyzemiz kapı komşumuz oldu çok sevindik veeee en önemli haber kızıma bir kuzen geliyor:) kız kardeşim hamile allah biran önce sağlıkla kucağına almayı nasip etsin..
nehir artık çok düzgün konuşuyor en azından ben her dediğini anlıyorum ilk duyunca japonca gibi gelse de:) işte bunlarda son 3 aydaki resimlerden bir demet..

19 Şubat 2011 Cumartesi

mutlu yıllar nehiiiirrrr:)

"mutlu yıllar nehiiirrr iyi ki doğdun nehirr" bir haftadır nehir evde bu şekilde dolaşıyor. önce anlamadım kreşte yeni bir şarkı öğrendi sandım meğerse doğumgünü şarkısını söylüyormuş kuzum. ee iki yaşında bir çocuk o artık "bebek diil" :) bu doğumgününün en kötü yanı babamızın yanımızda olmayışı 5 aydır asker ve biz 3 aydır onu görmüyoruz her akşam msn de konuşuyoruz ama tabii yanımızda olması gibi değil. büyük bir değişiklik ise memeyi bırakmamız emzirmeyi bırakmak bile daha kolay olmuştu. aslında biraz daha beklemeyi düşünüyorduk ama emziği bir akşam kreşte kalıp emziksiz uyuyunca geri dönmeyelim artık dedik. nehir tam bir iki yaş sendromu yaşıyor. herşeye itiraz full sinir asabiyet şeklinde dolaşıyor. emziği bıraktıktan sonra bu durum daha da vahim bir hal aldı. durup dururken alakasız şeylere ağlıyor. iki gündür ölen uykusu uyumuyor. bakalım nezaman eski halimize döneceğiz hevesle bekliyorum. doğumgününe gelince cuma günü kreşte parti vardı öğleden sonra bende izin aldım kuzu arkadaşlarıyla kesti pastasını oynadı eğlendi. bugünse evde bir parti yaptık. babamızda olmayınca büyük bir organizasyona girişmek hiç içimden gelmedi açıkçası.. aile arasında ufak bir kutlama yaptık sadece. inşallah seneye babamızla birlikte arkadaşlarımızla beraber daha büyük bir parti yaparız.işte resimler ..









30 Ocak 2011 Pazar

mickey nin müzik festivali

dün akşam bizde mickey müzikalindeydik. nehirin ilk tiyatro deneyimiydi. ve kuzum çok iyiydi. müzikalin sonuna kadar ilgi ve hevesle izledi. alkışladı, oynadı.. açıkçası giderken tereddütlerim vardı. sıkılabilir korkabilir diye düşünmüştüm. bu yüzdende ortalardan bir bilet seçmiştim ama bundan sonra gönül rahatlığıyla ilk sıralardan izlemeye gidebiliriz diye düşünüyorum.
u kez yalnızdık. cuma günü ise kreş ile birlikte pinokyo müzikaline gidiyoruz. bakalım o nasıl olacak. fotoğraf makinamızın pilleri bittiği için telefon ile çektiğimiz resimler ile yetindik bu kez ama pinokyoda bu açığı kapatıcaz. biletleri bu ilk tiyatronun anısına saklıyoruz birde peluş mini aldık müzikalden. baştan sona çok güzel bir deneyimdi ikimiz içinde darısı diğerlerine:)...

3 Ocak 2011 Pazartesi

hasta oldummm

malum kış geldi. hastalıklar başladı. geçen yıla göre oldukça azaldı aslında 4-5 ayda bu ikinci atak oldu. eylül sonunda da bir öksürük nöbeti atlatmıştık. bu kezda krup oldu kuzu. sesi kabalaşmış burun tıkalı dün gece ateş te yükseldi. bugün daha iyiyiz kreşe ara verdik birgün anneanneyle ev keyfi yapıldı. kayu ile oynanmış. teyzenin bir gün önce getirdiği kitap ve yapboz seti bir daha bir daha incelenmiş. akşam üzeri beraber carrefour a gittik. jokerden fisher price lazımlık alacaktık. ama gene bitmiş. görerek alayım dedim ama olmayacak. gelince internetten şipariş verdim artık. kuzuya bir uyku tulumu aldık. bir paket lego ve birde kayu boyama kitabıyla jokerden çıkmaya ikna oldu. sonra da atlı karıncaya iki tur binince nehirden mutlusu yoktu..dili iyice çözülen kuzuya noldu annem sana diyince "hasta oldummm" diyor.artık herşeyi anlatıp her şeyi anlıyor. kuzum benim hastayken bile uyumlu sakin. canım kızım seni çok seviyorum...

31 Aralık 2010 Cuma

hoşgeldin yeniyıl..

2 gün önce kreşte yeniyıl partisi vardı geçen yılki gibi hediyeler alındı. noel baba geldi danslar edildi. yemekler yendi. tek fark bu yıl nehir herşeyin daha bi farkındaydı. noel babadan hediye olarak bebe istedi. ve parti olup noel baba gelene kadar hergün kreşe giderken noel baba bebe getircek diyerek gitti. şimdide evde ho ho ho diyerek dolaşıyor. ben korkarmı acaba derken bizim ki bayılmış noel babaya helede vaat edilen bebe geldikten sonra:) benim güzel kızım bu yıl başı melekler gibi olmutu. beyaz kelebeğim benim seni çok ama çok seviyorum:)

kreşte akşam bahçe keyfi..





nehir ve yağmur





nehir ve kreşteki kankası yağmur:)

29 Aralık 2010 Çarşamba

nehir 22 aylık

artık nerdeyse 2 yaşında oluyor kuzu.. büyük bir hızla büyüyor gelişiyor. hele konuşması.. hergün yeni kelimeler öğreniyor, söylüyor. artık çok net olarak cümle kuruyor.ne istediğini bize anlatacak kadar kelime biliyor. isteklerini yaptırmak için türlü numaralar çeviriyor.
babamız askerde 3. ayını dolduruyor. babasını özlüyor. neyseki internet var her akşam msn de konuşuyorlar. uzaktanda olsa görüyorlar birbirlerini. günler böyle geçip gidiyor. babamızın dönmesi için gün sayarken benimde uzmanlık sınavım yavaş yavaş yaklaşıyor. bu arada kuzuda hızla büyüyor. hergün bizi yeni bir hareketiyle şaşırtıyor.

2 Aralık 2010 Perşembe

tuvalet eğitimi

nehir artık 21 aylık oldu. tam olarak tuvalet eğitimine başlamasakta bir lazımlık almıştık bundan 2-3 ay önce. canı istedikçe gidip oturuyordu. hatta bir kez tesadüfen kullandıda. ama şimdiye kadar hiç ciddi bir girişimimiz olmadı bu konuyla ilgili. hafta başında kreş toplantısındada gündeme geldi ve biz bu konuda biraz daha çaba sarfetsekmi derken nehir bizden önce davrandı. kuzucum dün kreşte tuvalete oturmuş ve yapmış. bakalım devamı gelicek mi? öğretmeni kendi oturmak istedi ve yaptı diyor. diğer çocuklarda görüp heveslenmiş olabilir ama artık tuvaleti kullanmak istiyorda olabilir dedi. arada tuvalete gitmeyi teklif edip beklemekten başka yapacsk birşey yok sanırım ama bu bile çooook büyük bir ilerleme bence..

18 Kasım 2010 Perşembe

son günlerde..

3 gün sonra tam 21 aylık olacak prenses.. son günlerde sanki daha bir hızlı büyüyor. her gün yeni bir şeyle çıkıyor karşımıza..alışveriş yaparken onunda tercihleri önemli mesela..biz alternatifleri gösteriyoruz hangisini istediğine kendi karar veriyor. evden çıkarkende hangi ayakkabıyı hangi montu gyeceğine kendi karar veriyor artık.. benim makyaj malzemelerime sulanmaya başladı.beni makyaj yaparken görünce kıyamet kopuyor mecburen onada allık far rimel sürüyoruz daha doğrusu sürermiş gibi yapıyoruz neyseki henüz sürülüp sürülmediğini anlayamıyor.. tırnakları ojeli geziyor artık. halasının peşinden ayrılmıyor oj oj diye.. dedimya hergün başka birşey çıkıyor diye. geçen sabah saçıma jöle sürdüm meğer beni izliyormuş zilli iki saniye ellerimi yıkadım lavobada içeri bi girdim elinde jöle kutusu saçına sürmeye çalışıyor.
Artık kreşe giderken ağlamıyoruz mesela.. yaz tataili dönüşünden beri kreşe ağlayarak bırakıyorduk daha araba kapıda durunca basıyordu yaygarayı..çok şükür bir süredir kendi isteğiyle yürüyerek giriyor kreşe. el sallayarak ve öpücük vererek umarım bu uzun 9 günlük tatil dönüşündede aynen devam eder bu durum..
Şımarmayı, naz yapmayı ve küsmeyi öğrenmiş mesela hepsinide duruma uygun şekilde gayet güzel kullanıyor.ama bunun yanında bir şeyin niye olmayacağını anlattığımızda amam(tamam) diyor hemen 5 dk sora gene istiyor ama olsun gene anlatıyoruz o da gene amam diyor:)
Parayı öğrenmiş bu arada. bayram harçlığı topladı bu bayram. bide parayı alır almaz cep arıyor koymak için arada kontrol ediyor ordamı diye. sen ne biliyosun paranın cepte taşınacağını ne olduğunu hangi arada öğrendin:)
işte böyle 2 yaşa yaklaşırken kuzu büyüyor hergün daha tatli daha bıcır daha böcek oluyor...

17 Kasım 2010 Çarşamba

nehirin sözlüğü:)

amam: tamam
şu:su --------------------------------------------otu:otur
şay: çay --------------- ------------------------men:ben
şüt: süt------------------------------------------ne:nehir
alaba: araba -------------------------------------bebe:bebek
hav hav:köpek-------------------------------------bö:börek
pi: kedi -----------------------------------------ogurt:yoğurt
mamun:maymun -------------------------------------aşe:ayşe(bebeğinin ismi)
alı: ayı,arı------------------------------------ -out:top
anne: anne
annoo(kalın bir sesle):anneanne
baba: baba
babaaa(kalın bir sesle ve uzatarak)babaanne
dede: dede
ala: hala
tey:teyze
bunun dışında abi,abla,düştü,bitti,gitti,mama,meme uzunca bir süredir duyduğumuz kelimeler..

30 Ekim 2010 Cumartesi

fener alayı

bu 29 ekimde kırmızı balık her sene olduğu gibi bostancıdaki fener alayına katılacaktı. bizde gidelim dedik ama sahildeki trafiği hesaba katamamışız kırmızı ablığı ve alayın başını kaçırdık ama yine çok eğlenceli bir akşamdı hem bizim hemde nehir için..

babamızı almaya gittik..

28 ekimde Leventin yemin töreni vardı. sabah saat 6.30 uçağına bineceğimizden saat 4.30 gibi kaltık ve yola çıktık. anneanne babaanne ve dedeler tabiiki nehir kuzu:) kalabalık bir gruptuk. nehir uçakta tahmin ettiğimden çok daha sakindi. saat 8 e doğru samsundaydık. oradanda sahra sıhhıye okuluna gaçtik dolmuşla yolda kuzunun karnı çoook acıktığı için dedesi bir ara pastane aramak zorunda kaldı. ama saat 10 a doğru tören yerindeydik. maalesef hava kötüydü yağmur ve soğuk nedeniyle tören kapalı alanda yapıldı. tören çıkışı kuzuyla leventin buluşması görülmeye değerdi. babasının kucağına atladı ve uzun süre hatta eve döndükten sonraki bir hafta boyunca leventin peşini bırakmadı. akşam uçak maalesef 9 daydı. hava da kötü olunca bütün gün kapalı mekanlarda oturmak zorunda kaldık. yine de levent ve ben nehiride alıp sahile inebildik. samsuna gelip balık yememek olmaz diye düşündüğümüzden akşam yemeğini balıkçıda yemeğe karar verdik. dönüş yolu daha eziyetliydi. uçak rötar yaptı. nehir dayanamayıp uçakta uyuyunca inişteki basınç farkı kulak ağrısına neden oldu ve kuzucum çok ağladı. neyse sağ salim babamızıda alıp döndük. şimdi 3 hafta beraberiz ve sonra levent hakkari yolcusu:( ve bu günden birkaç kare: